“Ben bir baÅŸkasına âşık oldum” diyenler, nerede yanlış yapıyor? O kadar mutlulardı ki, herkes onlara imrenerek bakıyor, “bu devirde böyle bir aÅŸk hayret” diyorlardı. 10. yıllarına bir kız bir erkek çocukla girmiÅŸlerdi. Fakat o yılın sonunda erkek deÄŸiÅŸmeye baÅŸlamıştı. Eve geç geliyor. Gözü ne eÅŸini ne de çocuklarını görüyordu. Ve bir gün “hayatımı yaÅŸayacağım” diyerek evi terk etti. Ne eÅŸin gözyaÅŸları, ne çocukların baba hasreti erkeÄŸi eski günlere döndüremedi. O güzel evlilik harap oldu. Erkek yeni aÅŸkıyla hayat sürerken genç kadın o enkazın altında çocuklarıyla yalnız başına kaldı. Son günlerde bu ve buna benzer erkeÄŸin veya kadının evi terk ettiÄŸi durumlarla karşılaşıyoruz. Ama bir gerçek var ki; daha çok erkekler hislerine maÄŸlup oluyorlar. His ve hevesleri uÄŸruna dünyayı, eÅŸ ve çocuklarının başına yıkıyorlar. Belki sevgi iradeye baÄŸlı deÄŸil. “Gönül ferman dinlemiyor.” Belki çalışma yerindeki alımlı kadınlar insanın gözünü boyuyor.
İnsana verilen sevgi de çiçekten çiçeğe konmak için değil, kendisine emanet edilen ve sinesine sığınan eşini ve çocuklarını şefkatle sarıp sarmalaması için verilmiştir.
Evliyken “ben âşık oldum” diyenler, sevgilerini kendi nefislerine sarf edip, her ÅŸeyi nefislerine feda edenlerdir. Bu, nefsani bir sevgidir. Süfli duyguların tatminidir.
İnsan sadece nefsini sevmemeli. Çünkü, nefis daima kendini düşünür, zevk ve menfaati için çabalar. Aklı başında olan bir insan kendisine verilen sevgi duygusunu eşine ve çocuklarına sarf ederek onların mutluluğu ile mutlu olur.
Sırf kendi mutluluÄŸu, zevk ve lezzeti peÅŸinde koÅŸan, yıldız böceÄŸi gibidir. Çünkü o bütün dostlarını ve sevdiÄŸi eÅŸyayı karanlığa gark eder, nefsindeki küçük bir ışıkla yetinir. Yıldız böceÄŸi gibi kendi nefsinin cüz’i zevki için karanlığı göğüslemek yerine güneÅŸ gibi çevresindekileri kucaklamak ve baÅŸlar üstünde hayat kaynağı olmak gerek…
Sadece kendin için yaşama
İnsan evliyse ve hele de çocukları varsa, önce nefsini değil, onları düşünmelidir. Zaten insanı insan yapan özellik, hamiyet, muhabbet, şefkat, merhamet, vefa, sadakat ve fedakârlık gibi duygulardır. Bu duygular, lüzumsuz, boş, malayani zevk ve sefa peşinde kullanmak için verilmemiştir


Son Yorumlar