Erkekler neden ilgilerini kaybeder

Aşk - Evlilik 2 Yorum yapılmış »

Hiç, bir erkekle inanılmaz bir akşam geçirdiğiniz, pek çok ortak ilgi alanınız olduğunu keşfettiğiniz, inanılmaz bir çekim hissettiğiniz, belki mahrem bir şeyler paylaştığınız ve daha sonra ondan hiç haber alamadığınız oldu mu?Hiçbir ilişki sırasında erkeklerin neden ilgilerini kaybettiğini düşündüğünüz oldu mu? İşler ta yolunda gidermiş gibi gözükürken, bir de bakmışsınız her şey tepe taklak olmuş. Bu yazıda sizlere bu hiç de hoş olmayan durumun nedenlerini anlatmaya çalışacağız. Aylar boyunca size muhteşem bir ilişki yaşattığı, duymak istediğiniz tüm güzel şeyleri söylediği, sizin için kesinlikle mükemmel eş olduğu ve sonra bir anda soğuk ve uzak bir insana dönüştüğü veya ilişkinin bir anda bittiği oldu mu? Uzmanlar bu durumu şöyle açıklıyor: Bunun sebebi, erkeklerin genlerine kazınmış olan takip etmenin yarattığı heyecan hissi olmalı. Ve kaçma kısmına gelince, işte o eski kendini adama korkusu ortaya çıkıyor. Pek çok erkek yaşlandıkça bu korkunun üstesinden gelir ancak bazıları maalesef gelemez. Kendine güveni olan, size ilk tanışmanızda sadece 2. buluşmada ortadan kaybolmak üzere gösteriş yapmayan erkekleri tanımayı öğrenin.

Korkunun Kokusunu Almayı Öğrenin
Konu böcekleri öldürmek veya bir korku filmi seyretmekse neredeyse tüm erkekler cesur kesilirler. Ancak konu samimiyet veya ilişkiyi bir adım öteye götürmek olduğunda hepsi bir anda korkak tavuklara dönüşürler.

Eğer karşınızdaki erkek kendisini bir ilişkiye adamaya hazır hissetmiyorsa, öyle bir yöne kaçar ki kendinizi ?erkeklerin derdi de ne?? diye sorarken bulursunuz.

Uzmanlar, erkeklerin neden ilişkilere bir döner kapıdan geçermiş gibi bir girip bir çıktıklarını açıklarken bunun sebebini yeni biriyle tanışmanın başlangıçta verdiği heyecan duygusuna ve ego tatminine bağlıyor:

Ona Her şeyinizi vermeyin
Pek çok erkek için bütün mesele fethetme duygusudur. Size sahip olabileceklerini bilmek isterler. Sizi bir kere ele geçirdiklerini hissettiklerinde ise kanıtlayacak bir şeyleri kalmaz ve dolayısıyla kendi kendilerine ne kadar çekici, zeki, eğlenceli ve muhteşem olduklarını kanıtlayacak yeni bir kadın aramaya başlarlar.

İlişkilerle ilgili en büyük mit erkeklerin bağlanmaktan korktukları mitidir. Erkeklerin asıl korktukları yeni bir kadın onları dayanılmaz bulduğunda, yaşadıkları ilişkiye dair olan heyecanlarını kaybetmektir.

Peki, onların bu saçmalıklarına kapılma ihtimalinizi nasıl en aza indirebilirsiniz? İŞİ YAVAŞTAN ALIN. Kaçma-kovalamaca faslının sürmesini sağlayın. Hiç kimse bir ilişki için her şeyini vermemelidir. Asla!

Eğer sizinle sürekli görüşme talebiyle sizi sıkıştırmaya başlarsa, her ne kadar, bu size çok hoş gelse de hemen teslim olmayın. Pozisyonunuzu koruyun ve gerek arkadaşlarınızla zaman geçirme planları yaparak, gerekse kendinize zaman ayırarak partnerinizle aranıza biraz mesafe koyun.

Eğer hayatınız onun çevresinde dönmeye başladıysa, ondan biraz ayrı kalmanızı sağlayacak arkadaşlar edinin. Böylece karşınızdaki erkeğin kafası her zaman, bir adım ileriye gitmekten korkup korkmayacağınız sorusuyla meşgul olacaktır.

Uzmanlar bu durumu ise şöyle açıklıyor:
İnsanlar kendilerini ateşe atıyorlar, olayların aslında istediklerinden çok daha hızlı gelişmekte olduğunu fark ediyorlar ve paniğe kapılıyorlar. Bu durumda verdikleri tepki ise bu durumla savaşmak yerine arkalarını dönüp kaçmak oluyor.

İşleri biraz ağırdan aldığınızda daha fazla iletişime geçmiş oluyorsunuz ki bir ilişkinin anahtarı budur. Ve bu sayede ilişkiniz devam ederken karşınıza çıkan sorunları konuşma şansına sahip oluyorsunuz. Başlangıçta her şey güllük gülistanlıktır ancak yavaş yavaş bazı sorunlar ortaya çıkmaya başlar. İşte o anda insanlar genelde kaçarlar.

Kaçan kişiler genellikle duygusal olarak bir ilişkiye hazır olmayan kişilerdir. Eğer zaten duygusal olarak bir ilişkiye hazır olmayan kişilerle birlikte olmak istiyorsanız, siz de duygusal olarak bir ilişkiye hazır değilsiniz demektir. Bir şeyler sadece sizi bir ilişkiye sürüklüyordur.

Uçlarda Yaşamayın
Ondan başka da bir hayatınız olduğunda partneriniz kendisini çok fazla boğuluyor gibi hissetmeyecektir. Tutkularınızın esiri olup Fantezi Adası tuzağına düşmeyin. İşleri biraz daha ağırdan alın. Bir ilişki sırasında hızlarını kontrol edemeyen erkekler aynı zamanda kendilerini daha hızlı kontrolden çıkmış hissedeceklerdir. Eğer böyle bir şey söz konusu olursa siz ?muhteşem? erkek arkadaşınızı bulduğunuzu düşünürken o bir anda sizden ayrılabilir. Bu durumda terk edilmenin verdiği acıyı ve arkadaşlarınızın ve sizin kendinize sorduğunuz ?Her şey bu kadar iyiyken beni nasıl terk eder?? sorusunu kendinize saklayın. İşte Uzmanların bu konudaki uyarısı:

İlişkinin başlangıcında yaşanan herhangi bir aşırı tepki, örneğin bir evlenme teklifi gerçekten derinlemesine incelenmesi gereken bir davranıştır. Bir adım geri atabilmeli ve bu olayı inceleyebilmelisiniz. Bu her ne kadar kolaymış gibi gözükse de söz konusu bağlandığınız biriyse bunun sizin için ne kadar zor olabileceğini görürsünüz.

Bilgece hareket eden bir kişi bir adım geri çekilerek böyle bir davranışı inceler ve ‘Bu tepkinin kaynağı başka bir şey ve ben bu tepkiye balıklama atlamadan önce bunun kaynağını bulmalıyım’ diye düşünür.

Bir ilişkiye girmek iki kişinin de üstlenmesi gereken bir sorumluluktur. Kadınlar bir ilişkiden sonra hep erkekleri suçlar. Oysa tek aradığınız bir erkek arkadaş olursa, önünüzdeki açık izleri görmezden gelebilir ve ilişkinin başlangıçta verdiği hazza kendinizi bırakabilirsiniz.

Eğer oto kontrol üzerinde bir miktar çalışırsanız, hiç bir ilişkiye gözü kapalı atlamazsınız. Genellikle bir erkek bir ilişkiye gözü kapalı atlıyorsa bir sorunu var demektir. Uzmanlar, partnerinizin size önerdiği şeyler size ne kadar çekici gelirse gelsin, mümkün olduğunca sık ara vermenizi ve mesafeyi korumanızı öneriyor

İlişkileri sarsan kötü alışkanlıklar

Aşk - Evlilik 1 Yorum yapılmış »

Bazen farkında bile olmadığımız kötü alışkanlıklarımız yüzünden ilişkilerimiz zora girer. Oysa normal ve açık davranmak her zaman tercih edilmelidir.Kavgadan sonra somurtuyor musunuz? Partneriniz sizi deli ettiğinde onu sessizliğinizle mi cezalandırıyorsunuz? Sinir savaşı mı yapıyorsunuz? Biriyle birlikte olduğunuzda bile ıslah olmaz bir flörtçü müsünüz? Sizce ?ilişkiniz açısından en kötü alışkanlığınız? nedir? Biz size bir ilişkiyi kötü yöne sürükleyecek alışkanlıkları sayalım. Bakalım sizde bunlardan hangileri var?

• Kadın ya da erkek bazen rahatsız eden bir şey olduğunda, karşı tarafla bu konuda yüzleşmekten kaçınır. Daha kötüsü olacağı korkusu ya da gereksiz alınganlık nedeniyle, rahatsız olduğu konuyu gündeme getirmek yerine oturup somurtur ve mesela bütün bir akşamı mahvetmeyi tercih eder. • Bazen rahatsız eden şeyler yüzünden değil, rahatsız etmesi gerektiği düşünülen şeyler yüzünden kadın ya da erkek sinirli davranır.

• Çift ya da eşlerden birisi konuşurken bazen bir konuya takılıp kalır ve o konuyu temcit pilavı gibi devamlı ileriye sürer. Oysa bu ilişkide bıkkınlığa yol açar. Her iki taraf için de…

• Kadın ya da erkek bazen eşine çok iyi yaptığı ya da kolaylıkla başa çıkabileceği işleri nasıl yapması gerektiğini anlatır. Ona çocuk gibi davranır. Oysa bu ilişkiyi zehirleyen olaylardan birisidir. Karşı tarafın ya sinirlenmesini ya da gerçekten tüm sorumlulukları üstünden atmasını sağlar.

• Özellikle ilişkinin ya da evliliği ileri safhalarında, bazen bir taraf dış görünüşüne özen göstermeyi bırakır. Ama ilişki böyle bir şeydir. Sürmesi ve güzelleşmesi için sürekli özene ihtiyacı vardır.

• ?Özür dilememek? de bir ilişkide en çok rastlanan kötü alışkanlıklar arasında. Bazen bir taraf, bazen de ikisi birden özür dilemekten hoşlanmayabilir. Ama haksız olduğunda insanların özür dilemesi gerekir. İlişkinin sağlığı açısından önemlidir.

• Karşısındakini kızdırmak ya da kırmak istememek için ?sürekli onaylamak? da başka bir kötü alışkanlıktır. İlişkinin heyecanını yok eder.

• Kin tutmak. Alın işte başka bir kötü alışkanlık. Zaman içinde ilişkiyi törpüleyerek yok eden bir eğe gibidir. Karşısındakini dinlememek. Sözlerine değer vermemek. Hep kendi sözünü geçirmeye çalışmak ya da haklı olduğunu tekrarlamak. Bu saygısızlık ve karşısındakini aşağılamak anlamına gelir. Böyle bir ilişki sizce ne kadar sürer?

• Bağımsız takılmak. Çiftin bir ferdi, kendi zevklerini ve kendi başına gerçekleştireceği aktiviteleri, beraberliklerinin önüne alıyorsa, zaten o ilişki için söyleyecek fazla bir söz kalmamış demektir. Henüz sürüyorsa, muhtemelen dışarıya karşı bir gösteridir.

Eski sevgiliniz arkadaşınız mı

Aşk - Evlilik 1 Yorum yapılmış »

Sevgilinizle ayrıldınız. Peki onunla arkadaş kalmayı başarabilenlerden misiniz.Ayrılık konuşmalarında “Arkadaş kalabilir miyiz?”, “Sen mükemmel bir insansın, seni kaybetmek istemem” gibi sözler hep söylenir. Acaba gerçekte öyle midir? O sizi hiç geçmez ki! Terk eden kişi, “sen bana fazlasın, seni hak etmiyorum ama hayatımdan çıkma, ne olur arkadaş kalalım gibisinden” şeyler söyler. Bu sayede sanki her “terk eden” bir bulunmaz Hint kumaşıdır da, terk ettiği sevgilinin hayatında kalmasına izin vererek sevap işlemektedir. Gidenin, giderken koparttığı yerlerin yarası sızlamaya devam eder. Enkaz halinde bırakıp giden “terk eden”in ettiği iki telefonla, bir e-mail o kadar da nefis şeyler değildir.

Ona açılamazsınız!
Arkadaşlarınıza sırlarınızı anlatabilmeli, yaşadıklarınızı söyleyebilmeli, sıkıntılarınızı paylaşabilmelisiniz değil mi? Peki eski sevgilinize, geçen gece nasıl bir hatunla birlikte seviştiğinizi anlatabilir misiniz? Ya da önceki akşam sinemada gördüğünüz kişiyi ne kadar arzuladığınızı. Bunu yapsanız bile muhabbet olsun diye değil büyük ihtimalle canını acıtmak için yaparsınız. O zaman da bu iş arkadaşlıktan çıkar.

Bu arkadaş kalma işi daha çok sevgilinizin bir şekilde yanınızda olmasını ve hayat sarpa sardığında sizi rahatlatabilecek bir güvenlik telefonunun cebinizde durduğundan emin olmanızı sağlayan bir şeydir.

Arada sırada arayıp nasıl olduğunu sorar ve nasıl olduğunuzu söylersiniz. Ama anlattığınız ve dinlediğiniz haller genellikle gerçek haller olmaz. Bu da bir arkadaşlığı, özellikle de sevgili olmuş biriyle paylaşılması gereken kadar yakın bir arkadaşlığı taşımayı iyice zorlaştırır.

Bu nasıl arkadaşlık?!
Ayrılıklar genellikle tek kişinin başının altından çıktığından, taraflardan biri terk edene gizli gizli kıl olur. Eski sevgili çok yakın arkadaşmış gibi davranıyor olsa da, genelde gerçekte o kadar da yakın arkadaşınız değildir.

Olası herhangi bir yeni ilişkinizin sabotaja uğrama ihtimali çok yüksektir. Çoğu kişi yeni sevgilisini eski sevgilisiyle görüştürmekten kaçar. Bu nasıl arkadaşlık oluyor o zaman? Dahası, insan eski sevgilisini her zaman kıskanır. Birinden ayrılırken arkadaş kalmayı, hep birlikte olmayı, hayatlardan çıkmamayı filan konuşurken, sizden daha iyi görünen, daha akıllı, daha başarılı, daha zengin biriyle mutluluğun ufuklarına yelken açması durumunda midenizde oluşacak krampları düşünerek konuşun.

Eski sevgilinizin hayatınızın bir yerlerinde durmasına izin verirseniz hayatınıza devam etmeyi daha zor bir hale getirirsiniz. Yeni tanıştığınız insanlarla yaşadığınız her düş kırıklığı, açtığınız yeni sayfalarda sizi rahatsız eden her detay, nasıl olsa kaçacak yeriniz olduğu için kısırdöngüye girmenize sebep olabilir. İleri bakamazsınız çünkü arkanızda hayaletler vardır.

Eski sevgiliyle ilgili iyi şeyleri hatırlamak, yaşadığınız ve değer verdiğiniz bir ilişkiyle ilgili güzel detaylar saklamak iyi bir şeydir. Eski sevgiliyi hayatınızda tutmak hatırlanacak güzel şeylere ciddi bir katkı yapmayacağı gibi, zaten bitmiş bir ilişkiyi iyice balçığa saplamaktan başka işe yaramaz..

Tutku asla bitmez!
Bir ilişkide olduğu gibi sevgililer düzenli olarak 15 dakikada bir kavga ediyor olsalar da tutku ya da aradaki cinsel çekim oldukça başarılı bir zamk olarak çalışıyor olabilir. Sevgililer ellerini birbirinin gırtlağından çektikleri anda sevişmeye başlıyor, birbirlerine küfretmeyi kestikleri anda aşk sözcükleri fısıldıyor olabilir.

Eğer ayrılık sebebi artık birbirinizden hoşlanmamanız değilse, daha çok akli dengenizi ve hatta fiziksel sağlığınızı korumak için başka yol kalmadığından ayrıldıysanız, bir araya geldiğiniz her an, birbirinizin üzerine atlama ihtimaliniz yüksektir.

İşte bu noktada da işler kötü kokulu maddelere sarar ki birbirinizden ayrılamadığınız gibi, şiddetle acı ve sıkıntı vermeye de devam edersiniz. Ve yaşadığınız her “son defa” seksi sizi başladığınız yere geri döndürür


Copyright © 2007 Kadın, Kadın Portal, Kadınca, Kozmetik, Güzellik, Yemek Tarifleri, Diyetler, Cinsellik, Fitness, Anne, Çocuk, Yaşam, İş Kariyer, Moda, Stil, Kadın Hakları, İtiraf, İtiraflar, Kadın Hakları, Ev, Dekor, Alışveriş, Aşk, Evlilik, Sağlık Sorunları, Cinsellik, Cinsel Sorunlar. TRKADIN.
Web Stats