Hamileliğin ilk belirtileri ne zaman belli olur

Anne - Çocuk İlk yorumu sen yap! »


Gebeliğin
Belirtileri Bebek sahibi olmak için bir kadının en uygun
olduğu yaş dilimi 18-35 yaşlar arasıdır.Bu dönemin
başlangıcında kadının kendi vücudu gelişimini
tamamlamıştır ve bir bebek gelişimi için uygun hale
gelmiştir. Yaşınız ya da pozisyonunun ne olursa olsun
gebe kalmak istediğinizde ya da gebe olduğunuzu
düşündüğünüzde mutlaka uzman bir hekime müraacat
etmelisiniz. Gebelik ne zaman başlar ? Gebelik erkekten
gelen spermin kadının yumurtalıklarından atılan yumurta
hücresini döllediği anda başlar.Bu andan 8.haftanın

sonuna kadar olan dönem ebryonik dönem olarak
adlandırılır. Sekizinci haftadan doğuma kadar olan
süreye de fetal dönem denir.

Gebelik yaşı nasıl hesaplanır ?
Gebelik yaşı hesaplanırken gebe kalındığı düşünülen
ilişkinin gerçekleştiği gün kriter olarak alınmaz. Tüm
dünyada ve terminolojide bir standart sağlayabilmek
amacıyla son adet kanamasının ilk günü (SAT, son adet
tarihi) gebeliğin başlangıcı olarak alınır. Gebelik yaşı
hesaplanırken ay kullanılmaz. İnsanlarda gebelik 280 gün
sürer. Bu 40 haftaya denk gelmektedir. Sonuç olarak
gebelik hafta olarak tanımlanır ve başlangıcı olarak da
son adet kanamasının ilk günü esas alınır. Bebeğin doğum
tarihi nasıl hesaplanır ? Bebeğin beklenen doğum
tarihini (BDT) hesaplamak için oldukça basit bir yöntem
vardır: 7 gün ekle 3 ay çıkart. Negele yöntemi adı
verilen bu sistemde SATne 7 gün eklenir ve 3 ay geriye
gidilir. Bir örnekle açıklayacak olursak son adet
kanamasının ilk günü 7 Temmuz olan bir anne adayını ele
alalım. www.Trkadin.com

Negele Yöntemi Son Adet temmuz> 7 gün ekle <14 Temmuz> 3 ay çıkart <14 Nisan> Beklenen Doğum
Tarihi 14 Nisan www.Trkadin.com

Bu hasta için beklenen doğum tarihi 14 Nisandır. Ancak
bebeklerin sadece %5i bu tarihte doğar. 38 hafta ile 42
hafta arası doğan bebekler normal kabul edilirken 38
haftadan önce doğanlar preterm 42 haftadan sonra
doğanlar postterm olarak adlandırılır. Prematürite ise
bebeğin yaşını değil gelişimini anlatan bir ifadedir.
Örneğin 36 haftalık doğan bir bebek preterm olmasına
yani erken doğmasına rğme eğer akciğer gelişimini
tamamlamış ise prematür değildir.

Gebeliğin belirtileri
Gebeliğin en önemli bulgusu adet gecikmesidir. Ancak her
adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Yaşam tarzındaki
herhngi bir değişiklik, çeşitli rahatsızlıklar, diet,
psikolojik durum değişiklikleri, stres gibi pek çok
faktör adet gecikmesine neden olabilir.
 
Gebeliği düşündüren bulgular
1.Adet gecikmesi
2.Memelerde dolgunluk ve hassasiyetwww.Trkadin.com
3.Bulantı & Kusma
4.Sık idrara çıkma
5.Halsizlik
6.Karında büyüme www.Trkadin.com

Gebeliğin muhtemel bulguları
1.Rahimin (uterus) büyümesi
2.Gebelik testleri

Gebeliğin kesin bulguları
1.Bebeğin kalp atımlarını duyulması
2.Bebek hareketlerinin hissedilmesi
3.ULTRASON incelemesi 

Gebelik testleri
Gebe olduğunuzu ne kadar erken öğrenilirse , gebelik ile
ilgili bakıma o kadar erken başlanabilir. Bu nedenle
adet gecikmesi olan her kadın vakit kaybetmeden gebelik
testi yaptırmalıdır.Gebeliğin oluşması ile birlikte
gebelik ürününüden bazı hormonlar salgılanmaya başlar.
Bu gebeliğe özgü hormonlar kadının adet siklusunu
kesintiye uğratır ve kadın gebelik süresince adet
görmez. Kanda ve idrarda bu hormonların tayini ile
gebelik teşhisi konabilir. Kanda bakılan hormon daha
henüz ortada bir adet gecikmesi olmadan önce bile
gebeliği gösterebilir. İdrarda ise sıklıkla 7-10 günlük
bir gecikmeden sonra gebelik saptanabilir. Piyasada
satılan ve kişinini kendi kendine uyguladığı testlerin
güvenilirliği labovatuardakilere oranla biraz daha
düşüktür. Bu nedenle adet gecikmesi olan ve kendi
kendine yaptığı test negatif çıkan kadınlar da
hekimlerini konu hakkında bilgilendirmeli ve onun
tavsiyelerine uymalıdırlar.www.Trkadin.com

Duygulanım değişiklikleri
Gebeliğin ilk 3 ayında anne adayında bazı psikolojik
değişiklikler meydana gelebilir. Kişi çok neşeliyken bir
anda ağlama krizlerine tutulabilir. bazı günler çok
sinirliyken b azı günler sakin olabilir. Bünye gebeliğe
uyum sağladıkça bu sorunlar da yavaş yavaş ortadan
kalkar. Ancak gebeliğin son haftalarında tekrar bir
huzursuzluk ortaya çıkabilir.Kişi sinirli, heyecanlı
olabilir, Uyku problemleri ortaya çıkabilir. Bunlar
fazla endişeedilmemesi gereken durumlardır. Hemen hemen
her kadın bu duyguları yaşar. Aynı şekilde baba adayında
da bazı değişiklikler görülebilir. Eşinin durumu
hakkında endişeler taşıyabilir ve konu hakkında bilgisi
yoksa ona yardım edememenin sıkıntısını yaşar. Bu
nedenle çiftler kendilerinden önce böyle bir deneyim
yaşayan arkadaşları ile konuşarak onların
tecrübelerinden yararlanabilirler. Ancak unutulmamalıdır
ki en profesyonel yardım konunun uzmanı olan bir
hekimden alınabilir.

Bebek hareketleri ilk ne zaman hissedilir ?
Daha önce doğum yapmış olan hanımlar bu konuda da
tecrübelerini gösterirler. Bu hanımlar genelde 16. hafta
civarında bebeğin oynadığını hissederken ilk gebeliğini
yaşayanlar 19-20. haftalarda bu hisle tanışırlar.
Hanımlar bunu içlerinde bir kuşun kanat çırpmasına
benzetmektedirler.

Ne sıklıkta doktor kontrolü gereklidir ?
32 haftaya kadar ayda bir kez, 32-36 haftalar arası 15
günde bir, bu tarihten doğuma kadar da doktorunuzun
uygun göreceği sıklıklarda kontrol gereklidir. Bu
kontrollerde bazı temel tetkikler yapılır, bebeğin ve
gebenin gelişimi kontrol edilir ve standartlara uygun
olup olmadığı saptanır, bebekte ya da gebede olası bir
anormalik saptanır ise buna yönelik tedaviler planlanır
ve yapılır, bazı özel gebelerde gereken özel tetkikler
ve araştırmalar gerçekleştirilir. Bebeğinizin ve kendi
sağlığınız için gebelikte hekiminizi düzenli olarak
ziyeret etmeyi ihmal etmeyiniz.www.Trkadin.com

Bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olur ?www.Trkadin.com
Aslında bebeğin cinsiyeti döllenme meydana geldiği anda
bellidir.Burada tek belirleyici babadan gelen spermin
cinsidir. Eğer bu sperm Y kromozomu taşıyor ise bebek
erkek, X kromozomu taşıyor ise bebek kızı olacaktır.
Ancak bu cinsiyetin tespiti ancak dış cinsel organlar
ultrason ile görülebilecek büyüklüğe ulaştığında mümkün
olur.Genellikle 14-16. haftalardan itibaren tecrübeli
gözler bebek cinsiyetini saptayabilir. Tanı amaçlı
yapılan ve bebekten doku alınmak sureti ile
gerçekleştirilen biopsi sonucu bebeğin cinsiyeti %100
doğrulukla saptanır ancak bu işlemler sadece tıbbi bir
gereklilik varsa yapılır. Sadece cinsiyet tayini için
yapılmaz

Hamilelikte doğru beslenme: Ne yemeli, ne yememeli

Anne - Çocuk İlk yorumu sen yap! »

Hamilelik süresince benimsenen beslenme düzeni, bebeğin sağlığını önemli ölçüde etkiliyor. Yapılan son araştırmalar, bu etkinin süresinin sanıldığından çok daha uzun olduğunu, yetersiz ve sağlıksız beslenmenin ise ileride kronik hastalıklara yol açtığını ortaya koyuyor. İşte bu nedenle uzmanlar uyarıyor: “Hamilelikte beslenmeye dikkat, sağlıklı bebekler sağlıklı toplum demektir!” Hamilelikte doğru ve dengeli beslenmek… Bu belki de bir annenin bebeği için yapacağı ilk ve en önemli yatırım. Annenin hamileliği boyunca bilinçli beslenmesinin

bebeğin sağlığı
üzerinde bir ömür boyu sürecek etkiler bırakabileceği,
yapılan araştırmalar sayesinde artık iyice biliniyor. Ve
hamilelikte doğru beslenme sağlıklı bebekler, sağlıklı
bebekler sağlıklı bireyler, sağlıklı bireylerse sağlıklı
toplum anlamın

geliyor… Bilimsel çalışmalar, hamilelik döneminde
annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin hem annenin
sağlığını uzun süre koruyacağını hem de bebeğin sağlıklı
doğması ve sağlıklı gelişmesi açısından önemli sonuçlar
alacağını gösteriyor. Bunun aksi, bebekte bazı
anomalilere yol açabileceği gibi bebeğin ileriki
yaşamında çeşitli kronik hastalıklara yakalanmasına da
neden olabiliyor. Kadın hastalıkları ve doğum
uzmanlarıyla beslenme ve diyet uzmanları annenin alacağı
kilonun ne fazla ne de çok az olması gerektiğini,
ikisinin de sorunlara yol açabileceğini önemle
vurguluyor. www.Trkadin.com

Takip hamilelikten önce başlıyor

Yetersiz ve dengesiz beslenme hem anneler hem de
bebekler için pek çok risk oluşturabiliyor. Peki,
toplumumuzda anne adayları bu konuda ne kadar bilinçli?
Acıbadem Kocaeli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum
Uzmanı Op. Dr. Yıldız Tunçay günümüzde çoğu kadının
hamileliğini planladığını, bu planlamanın da, doktora,
anneyi henüz hamile kalmadan buna hazırlama olanağı
verdiğini söyleyerek yanıtlıyor bu soruyu. Op. Dr.
Yıldız Tunçay, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Çocuk
sahibi olmak isteyen kadınlar artık bunu planlayarak
yapıyor ve en az iki ay öncesinden uzman doktorlara
başvuruyorlar. Bu başvuru sırasında yapılan muayenelerde
onların sağlık durumlarıyla ilgili her türlü bilginin
yanı sıra beslenme düzenlerine ait ayrıntılar da
alınıyor. Genel sağlık durumu değerlendirildikten sonra
onlara özel bir beslenme planı çıkarılıyor. Özellikle
çok kilolu, çok zayıf ya da vejetaryen kişilerin
beslenmesi üzerinde önemle duruluyor. Olabilecek
sorunlara karşı tüm önlemler baştan alınıyor. Çünkü
hamileliğin sağlıklı yürümesinin önemli bir koşulu da
annenin sağlıklı beslenmesi ve tabii bebeğin sağlıklı
gelişmesi." www.Trkadin.com

Günümüzde ileri yaş gebeliklerine de oldukça sık
rastlandığını ve bunlarda da mutlaka gizli şeker
taraması yapıldığını söyleyen Op. Dr. Tunçay, eğer
herhangi bir sağlık sorunu yoksa kadınlara hamile
kalmadan iki ay önce folik asit takviyesi yapılmaya
başlandığını ve koruyucu amaçla günlük 400 mikrogram
folik asit takviyesinde bulunulduğunu anlatıyor.
Hamilelik öncesinde çinko, folik asit ve B vitamini
açısından fakir bir beslenmenin hem annenin sağlığını
hem de bebeğin sağlığını olumsuz yönde
etkileyebileceğini belirten uzman doktor, bu
eksikliklerin bebeklerde sakatlığa varan sonuçların
doğmasına neden olabileceğini de vurguluyor.

İdeali, beden kitle indeksine uygun kilo almak

Hamilelik boyunca kaç kilo almalı? Acıbadem Kocaeli
Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Alataş, bu
sorunun doğru yanıtının beden kitle indeksine uygun kilo
almak olduğunu söylüyor. Yani annenin hamile kaldığı
zamanda zayıf, kilolu ya da obez oluşu alması gereken
kiloyu doğrudan etkiliyor. Beden kitle indeksi 20’nin
altında olan anneler 18 kg’ye kadar kilo alabilirler.
Beden kitle indeksi 20-26 arası olan normal kilodaki
anne adayları için ideali 12-16 kg arası almak. Ancak bu
rakam fazla kilolu annelerde 7′ye kadar düşebiliyor.
Normal kilodaki annelere, birinci trimester yani ilk üç
aylık dönemde 1 ile 3.5 kilo arası almaları öneriliyor.
Bundan sonraysa haftada yaklaşık 400 gram almaları uygun
bulunuyor. Kilo fazlası olan annelerin, birinci
trimesterı kilo almadan tamamlamaları ardından haftada
en fazla 300 gram almaları gerekiyor. Canan Alataş’ın
vurguladığı ve üzerinde özellikle durduğu bir nokta da,
hamilelerin mutlaka tavsiye edilen miktarda kilo
almalarının gerektiği. Bazı anne adaylarının, fazla kilo
almaktan estetik kaygılarla çekindiğini belirten Alataş,
bunun çok yanlış olduğunu, gereken miktarda kilo almanın
bebeğin gelişimi ve emzirme dönemi için önem taşıdığını
da hatırlatıyor. www.Trkadin.com

Sağlıklı beslenme, uzmanla planlanmalı

Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu
Talak, hamilenin bir beslenme uzmanı tarafından takip
edilmesinin tüm toplum sağlığını etkileyen çok önemli
bir koruyucu hekimlik uygulaması olduğunu söylüyor.
Talak’a göre, ideal olanın 12. haftadan itibaren bir
diyetisyene başvurulması ve anne adayının ayrıntılı
bilgileri alındıktan sonra, ayda bir kontrollerle tüm
hamileliğin izlenmesi. Şengül Sangu Talak, bu takiplerde
amaçlarının tüm besin grupları açısından zengin bir
beslenmeyi ön plana çıkarmak ve hamilelik boyunca
ihtiyaç duyulan, minerallerden vitaminlere, tüm besin
öğelerinin alınmasını sağlamak olduğunu da sözlerine
ekliyor. www.Trkadin.com

Uzmanlara göre, hamilelik boyunca alınması gereken
enerji miktarı 2200-2500 kalori civarında olmalı. Ve bu
enerji ihtiyacının karşılanması için tüm besin
gruplarından tüketilmeli. Yani anne adayı, süt grubu, et
grubu, sebze ve meyve grubu, ekmek ve tahıl grubu ve yağ
grubu gibi başlıca besin gruplarının hepsinden uzman
doktor ve diyetisyeninin tavsiye ettiği oranlarda
tüketmeli. Bu dönemde, kalsiyum, demir ve çinko gibi
minerallerin, B12, A, C ve D vitaminlerin ve folik asit
tüketiminin önemi de artıyor. Dolayısıyla bu gibi
mineral ve vitaminler açısından zengin besin
kaynaklarının tüketimi de büyük önem kazanıyor. Anne
adayları, bu mineral ve vitaminleri tükettikleri
gıdalardan alabilecekleri gibi, doktorlarının vereceği
besin takviyeleriyle de alabiliyorlar. Besin ve vitamin
takviyelerini doktor tavsiyesiyle almak çok önemli çünkü
bazı vitaminler vücuttan atılmıyor ve bunların vücutta
birikmesi olumsuz sonuçların doğmasına yol açabiliyor.
Örneğin aşırı miktarda A ve D vitamini tüketiminden
sakınmak gerekiyor. Özellikle fazla A vitamini alımı
bebeklerde sakatlıklara yol açabiliyor.

Tüm hamilelere hamileliğin 2. yarısından itibaren diyete
ek olarak demir takviyesi yapılması öneriliyor. Bu, aynı
zamanda, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği tek besin
takviyesi.

Aşırı bulantının sorun olmaması için…
www.Trkadin.com

Aşırı bulantı ve kusma, annelerin hayatlarının en güzel
dönemlerinden birisi olan hamileliğin tadını
çıkarmasının önünde duran önemli engellerden olabiliyor.
Nedeni kesin olarak bilinmeyen ve “hiperemezis
gravidarum” olarak adlandırılan bu bulantı ve kusmalar,
1000 anne adayından 1-10 kadarında görülebiliyor.
Özellikle ilk üç aylık periyotta görülen bulantılar,
bazen sadece hayat konforunu bozabildiği gibi bazen
annenin ve bebeğin hayatını tehdit edebilecek düzeyde
olabiliyor. Genellikle sabahları daha şiddetli olan
bulantılar için uzmanların önerisi, uyandıktan sonra
yataktan kalkmadan önce kraker gibi kuru ve tuzlu
besinler tüketerek bir süre beklemek. Öğün sayısını
artırmak, sık aralıklarla yemek, yemek aralarında
yeterli sıvı almak, mide bulantısını tetikleyen
kokulardan uzak durmak da uzmanların bulantıdan şikâyeti
olan anne adaylarına verdiği diğer önerilerden. Peki ya,
bulantı ve kusma geçmiyor hatta daha da şiddetleniyorsa?
Bu durumda uzman hekim tarafından bulantı önleyici
“antiemetik” ilaçlar verilebiliyor. Eğer, anne adayının
genel durumu bu nedenle bozulabiliyorsa hastanede
serumla destek sıvı, şeker ve B6 vitamini takviyesi de
uygulanabiliyor.

Uzmanların anne adaylarına önerileri…

Sağlıklı bir hamilelik geçirme ve sağlıklı bir bebeğe
sahip olmada bilinçli beslenmenin önemi büyük. Bunun
için, her zaman, uzmanların önerilerine kulak vermekte
yarar var. Bakın uzmanlar yapmanız ve yapmamanız
gerekenler konusunda neler söylüyor:

Bunları yapın: www.Trkadin.com

• Zengin kalsiyum kaynağı olan süt, yoğurt ve peynir
tüketin.

• Her gün 1 adet yumurta ya da 1 porsiyon etli sebze,
kuru baklagil yemeye özen gösterin.

• Kuru baklagil ve bulgur karışımı yemekleri C vitamini
açısından zengin sebze ve meyvelerle beraber tüketin.

• Zengin vitamin kaynağı olan taze, sebze ve meyveleri
düzenli olarak her gün yiyin.

• Sebzelerin, makarna ve kuru baklagillerin haşlama
sularını dökmeyin, bunları değerlendirin.

• Şeker yerine demir açısından zengin olan pekmezi
seçin. www.Trkadin.com

• Yiyecekleri hazırlarken ellerinizin temizliğine büyük
özen gösterin. Sebze ve meyveleri iyice yıkayın,
gerekirse sirkeli suda bekletin.

Bunları yapmayın: www.Trkadin.com

• Kansızlığı önlemek amacıyla yemeklerle birlikte çay
içmeyin, eğer çok içmek istiyorsanız yemekten 1-2 saat
sonra ve açık olarak tercih edin.

• Hazır meyve suları, kolalı ve gazlı içecekleri
mümkünse hiç tüketmeyin. Taze meyve suyu yerine meyvenin
kendisini yemeyi seçin.

• Çiğ ve füme et ve balıkları, katkı maddeleriyle
hazırlanmış salam, sucuk ve sosisleri hatta hazır
gıdaları yemeyin.

• Kafeinli içecekleri (kahve ve çay) günde en fazla 2
bardakla sınırlayın, mümkünse hiç içmeyin.

• Sigara ve alkolü tamamen unutun. Sigara dumanı olan
yerlerde bulunmayın.

Op.Dr. Yıldız Tunçay (solda) özellikle çok kilolu, çok
zayıf ya da vejetaryen kişilerin beslenmesi üzerinde
önemle durduklarını söylüyor. Beslenme ve Diyet Uzm.
Şengül Talak (yukarıda) ise hamilenin bir beslenme
uzmanı tarafından izlenmesinin önemini vurguluyor.

Beslenme ve Diyet Uzm. Canan Alataş, hamilelik
döneminde, “önerilen oranda” kilo alınmasının önemini
vurguluyor. www.Trkadin.com
 

Hamilelikte stresten uzak kalmanın 26 yolu var

Anne - Çocuk İlk yorumu sen yap! »

Hayatınızın hassas dönemlerinden biri olan hamileliğinizde, stresten uzak kalmanız, sizin için en sağlıklısıdır. Geçirdiğiniz bu süreçte size yardımcı olacak 26 maddeyi International Hospital Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas, sizler için sıraladı. Unutmayın, yaşadığınız her anı huzurlu kılmak sizin elinizde. 1. Bulunduğunuz ortamı kendiniz için en sağlıklı şekle getirin. Mesela odanızın ısısını ayarlayın. Ortamın, siz ve bebeğiniz için huzur verici ve güvenli olduğundan emin olun. 2. Kendinize hedefler belirleyin ve öncelik sıranıza göre onlara ulaşmak için zaman harcayın. 3. Sadece işinizle mutlu olmayın, çevrenizdeki herkesle sıcak ilişkiler kurmaya çalışın. 4. Kendinize ve eşinize zaman ayırmaya gayret edin.
5. Sağlık problemleriniz varsa çözün. Sakın ertelemeyin ve güvenebileceğiniz bir kadın doğum uzmanıyla görüşün.
6. Her şeye karşı olumlu olun.
7. İş-ev ayrımı yapın. Eve işinizi götürmemeye gayret edin. KADINCA.NET
8. Kendinize molalar verin. Bazen işten uzaklaşmanız sizin için en sağlıklısı olabilir. (1 saatte olur –1 ayda)
9. Rahatlamak için hobiler edinip, sosyal aktivitelere katılmaya çalışın. KADINCA.NET
10. Süper anne olmaya çalışmayın!
11. Hayır, demeyi öğrenin.
12. Düzenli beslenmeye dikkat edin.
13. İfadeci olun. Stresliyseniz söyleyin.
14. İşleri ertelemeyin.
15. Düzenli olun. Bunun için ajanda tutun.KADINCA.NET
16. Fazla kontrolcü olmayın.
17. Engellerinizi belirleyin.
18. Sıkıldığınızda bol bol yazı yazın. Hisleri kağıda dökmek her zaman işe yarar.
19. Beyin fırtınası yapın.
20. Gerçekçi olun.
21. İnsanlarla olan ilişkilerinizde çatışmalarınızı azaltın.
22. Kırgınlıklarınızı çabuk çözün.
23. Kendinizden hep emin olun.
24. Sonuçları kabul edin.
25. Kendinizi ödüllendirin.
26. Plan değişmelerine hazır olun.KADINCA.NET

Beslenmenize önem verin
Çok masum görünen çay kahve gibi içecekler bile ellerde titreme, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, huzursuzluk gibi istenmeyen durumlara sebep olabilir. Mümkün olduğunca bu içecekleri kullanmamaya özen gösterin. Daha doğal içecekler olan meyve sularını, bitki çaylarını tercih etmeye çalışın.

Uykunuza özen gösterin   
Yatağa yatmadan yarım saat ya da bir saat önce kendinizi gevşetin ve bu hissi yatağınızda da devam ettirmeye çalışın. Yatmadan önce eğer mümkünse ılık bir banyo yapmanız, sizi rahatlatacaktır. Geceleri çay, kahve, kolalı içecekler içmemeye gayret edin. Yatacağınız saatlere yakın, ağır yemekler yemeğin. Yattığınız zaman uyuyamıyorsanız, sürekli oradan oraya dönerek yatakta vakit geçirmeyin. Kalkın ve kendinize ılık bir süt ya da ıhlamur hazırlayın. Uykunuz gelene kadar rahatlatıcı, hoş bir şeyler okumaya çalışın. Uyumak için kendinizi zorlamayın. Gevşek bırakın.KADINCA.NET

Gününüzü daha iyi planlayın
Güne başlamadan önce, o günü nasıl geçireceğinize dair plan yapın. Bu planda gevşeme molaları, sadece kendinize ayırdığınız saatler, düzenli ve sakin öğünler, yapacağınız işler yer alsın. Böylece günlük belirsizliğinden sıyrılıp sakin, daha az kaygılı ve huzurlu, neşeli bir gün geçirdiğinizi göreceksiniz.

Gevşeme egzersizlerini uygulayın
Uzun süre strese maruz kalırsanız, bedeniniz gergin hale gelir. Yani vücudunuz ve beyininiz sürekli alarmda olur. Bu durumda bedeninizde kas ve eklem ağrılarınızın doğmasına neden olur. Stres reaksiyonunda artan adrenalini azaltmak için, vücudunuzu gevşetme egzersizleri faydalıdır. Gevşeme halinde, vücudunuz daha az enerji harcar ve dinlenme pozisyonuna girer. Stres modern çağın bir gerçeğidir, kaçmak yerine çözüm yolları aramak sizin için faydalı olacaktır. Kendinize her gün, ara ara gevşeme molaları vermeyi adet haline getirin ve vücudunuzu kontrol ederek mümkün olduğu kadar gevşetin.

Yaratıcı hobiler edinin
Hobilerin amacı, kişiyi iş dışında bir oyun dünyasında rahatlatmaktır. Hobiler sizi de rahatlatacaktır. Bazıları hobilerini bile, bir iş haline dönüştürür. Hobi edinmekteki amaç, yapılan işten keyif almaktır. Bazıları hobilerinde bile bir yarış halindedirler, diğer kişiler ile sürekli rekabet ederler, bir türlü gevşeyemezler. Siz asla bu tuzağa düşmemelisiniz.

Rutin işler arasında kaybolmayın
Yaşamın getireceği streslerle karşı karşıya kaldığınız zaman, en büyük düşmanınız can sıkıntısı ve monotonluktur. Yaşantınızda yapacağınız ufak değişiklikler, vücudunuza istirahat kadar yararlı olacaktır. Kafanızı sabit şeylere saplanmaktan koruyacaktır. Farklı bir yaşam tarzı, değişik bir öğle yemeği, yeni bir saç biçimi, değişik bir eğlence, seyahat, ilgilendiğiniz yeni bir konu, evin içinde ufak bir farklılık, programınızda yapacağınız değişiklikler size yardımcı olacaktır.

İletişim becerilerinizi geliştirin KADINCA.NET
Sağlıklı bir iletişim kurmanız ve çevrenizden destek almanız stresle mücadelede işinizi kolaylaştırır. Sağlıklı bir aile yaşamı, iyi bir evlilik ilişkisi, hayatınızı kolaylaştırır. Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas: “Türkiye’de bu konuda kadınların erkeklere oranla daha başarılı oldukları görülmektedir. Kadınlar daha korumacı yetiştirildikleri için strese daha dayanıksız görülürken; sorunlarını çevreleri ile daha kolay paylaşıyor olmaları önemli avantajlar sağlamaktadır. İletişim becerileri doğuştan getirilen özellikler değildir. Zaman içerisinde öğrenilebilir.” diyor.KADINCA.NET

Stresle mücadelede ne zaman destek alınmalı?
Uyku, iştah bozukluklarınız, iş yerinde ya da özel hayatta sık sık girdiğiniz tartışmalar, alkole veya sigaraya daha yoğun ihtiyaç duymanız gibi davranışlarınız, stresle mücadelede zorlandığınızın bir göstergesidir. Bu gibi durumlarda profesyonel destek almanız en doğrusudur.


Copyright © 2007 Kadın, Kadın Portal, Kadınca, Kozmetik, Güzellik, Yemek Tarifleri, Diyetler, Cinsellik, Fitness, Anne, Çocuk, Yaşam, İş Kariyer, Moda, Stil, Kadın Hakları, İtiraf, İtiraflar, Kadın Hakları, Ev, Dekor, Alışveriş, Aşk, Evlilik, Sağlık Sorunları, Cinsellik, Cinsel Sorunlar. TRKADIN.
Web Stats